Bazen bir yolu nasıl yürüdüğümüzü düşünmeden varacağımız yere ulaşırız. Bazen de bir sözü duyar duymaz, nedenini henüz adlandırmadan güçlü bir tepki veririz. Bilinçaltı sözcüğü gündelik dilde çoğu zaman farkında olmadan ilerleyen bu deneyimleri konuşmak için kullanılır.
Bir sözcük, farklı anlamlar
Bilinçaltını bütün kararlarımızı tek başına yöneten gizli bir merkez gibi düşünmek yanıltıcı olabilir. Alışkanlık, öğrenilmiş çağrışım, dikkat ve hatırlama birbirinden farklı süreçlerdir. Bir deneyimi anlamaya çalışırken hangi süreçten söz ettiğimizi açıkça belirtmek daha yararlıdır.
Örneğin, bir toplantıda konuşmaktan kaçınmak tek bir açıklamaya indirgenemez. Ortamın yapısı, hazırlık düzeyi, geçmiş deneyimler ve o günkü koşullar birlikte değerlendirilmelidir.
Yorumdan önce gözlem
Kendimizi anlamak için her davranışa derin ve kesin bir neden bulmak zorunda değiliz. Önce neler olduğunu, sonra bunlara nasıl anlam verdiğimizi ayırt edebiliriz. “Kimse beni dinlemiyor” bir yorumdur; “Sözümü bitirmeden konu değişti” ise üzerinde konuşulabilecek daha somut bir gözlemdir.
- Hangi durumda benzer bir tepki verdiğini fark et.
- O an aklından geçen cümleyi kendi sözcüklerinle yaz.
- Bu cümleye alternatif olabilecek başka bir açıklama düşün.
Küçük bir merak alanı açmak
Amaç düşünceleri kusursuz biçimde kontrol etmek değil, onlara merakla yaklaşmaktır. Bir not defteri, konuşma ya da eğitimde sorulan bir soru yeni bir bakış açısına yer açabilir. Bu çalışmalar kişisel gözlemdir; tanı koymaz ve profesyonel değerlendirme yerine geçmez.
Kendini anlamak, kesin bir etiket bulmaktan çok iyi bir soru sormakla başlayabilir.

